Türk Kahvesi ve İçim Ritüelleri

Online Kahve Satışı
  • 20.9.2019
  • 115 okunma

Efsane Türk kahvesinden bahsetmeden geçemeyiz. Her evde her zaman bulunan ( bulunmazsa olmayacak) bir nimetimizdir. Sadece kendisinin müdavimleri çoktur. Hepimizin bildiği gibi Türk kahvesi içmenin belli kuralları adapları vardır. Bakalım bu ritüellerden bilmediğiniz duymadığınız çıkacak mı?

1.Şehirdeki o özel yeni çekilmiş kahveyi satan küçük dükkanı bulmak

Her şehirde hatta mahalle arasında o mükemmel kokuyu yayan kahve çekirdeklerini değirmende öğüten küçük dükkandan 300gr Türk kahvesi alınır. Bakır cezvede kısık ateşte bol köpüklü pişirilir. Evinizin balkonuna veya camın önündeki koltuklara bir güzel yerleşilir.

Ve ilk yudum alınmadan önce biraz koklanır ve ilk yudum yavaşça höpürdetilir. 

2.Höpürdeterek içme kanunu

Kahvenin mutfaklarımıza girmesi Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşiyor. Yemen Valisi’nden Kahve isteyen Süleyman, En güzel kahveleri ve kahve pişiricilerini sarayına davet ediyor. Kahve bu şekilde Osmanlı mutfağına girmiş oluyor. 

Saray mutfağından girişini yaptığı için de kendine özgü yeniliklerle en iyi pişirme ve servis edilme yöntemi olarak bu gün kullandığımız yöntemler oluşuyor. Bu yöntemlere, suyun içine atılan aroma verici gül yapraklarından, ilk yudumdaki kahve köpüğünün höpürdeterek içilmesine kadar çeşitli ritüeller dahil tabii.

3.Sizce su önce mi sonra mı içilir?

Bu soru “menemen soğanlı mı soğansız mı olur?” sorusu gibi bir soru gibiydi zamanında. Ama bence cevap tek ve şaşırtma da yok. 

Şöyle ki; kahvenin tadını, aromasını doğru tadabilmek için kahvenin yanında ikram edilen su, önden içilmelidir. Eğer su sonradan içilirse, kahvenin tadı ağızda bir tat bırakamaz. Üstelik yapan kişinin kahvesinin iyi olmadığı, bu nedenle sonra ağzından temizlemek için su içildiği düşünülür. 

Eski Osmanlı’da kahve ikram edilince önce kahveye uzanılırsa misafirin tok olduğu düşünülürmüş. Eğer misafir önce suya uzanırsa aç varsayılıp hemen sofra hazırlanırmış.

Yani önden hep su için, pişman olmazsınız.  

4.Kahve içme zamanı

Genellikle kahvaltıdan sonra içilir. O kadar ki adı üstünde yani kahve-altı. Kahve Osmanlı’ya gelip bir çok alışkanlığımıza dahil olmuştur. Onu beklemişiz biz de Türk kahvesiyle tamamlanmış gibiyiz. 

En temel mantık, karnımızı güzelce doyurduktan sona oluşacak uyku halinin önüne geçmek. 

5.Türk kahvesi fincanı

Türk kahvesi küçük porselen fincanlarda içilir. İyi hazırlanmış bir Türk kahvesinin köpüğü ile porselen fincan, miktarı az olan kahvenin soğumasını mümkün olduğunca geciktirir. Yavaş yavaş dibe çöken telve de alt kısımda ayrı bir yalıtım sağlayacağından o da ısının korunmasına destek olur.

Porselen olmayan bir bardakta içmeye çalışırsanız, kahveniz en iyi aroma ve sıcaklıkta olmayabilir.

6. Sade, Orta, Şekerli

Bir de yeni çıktı az şekerli. 

Dünyada içilen diğer kahvelerin aksine Türk kahvesi süzülmez. Telvesi aslında kahvenin tortusudur. Bu nedenle ne kadar şekerli pişeceğine karar verip kahveyi pişirirken bu miktarı kahveye karıştırmamız gerekiyor. Servis edildikten sonra şeker katıp karıştırılırsa, köpük, telve gibi unsurlar yok oluyor. Üstelik kural yani, kanun. Sonradan şeker katılırsa bence o Türk kahvesi olmaz. adab-ı muaşeret diye bir şey var.

7. Türk kahvesi yavaş yavaş içilir

Bardak küçük ama içindekinin önemi büyük. Türk kahvesini öyle bir yudumda kafaya dikemezsin. Yavaş yavaş, tadını çıkartarak içeceksin ki 40 yıl hatırı olsun, muhabbetine eşlik etsin. 

Kahveden bir yudum almadan önce yanında mutlaka ikram edilmesi gereken gül veya meyve lokumundan bir parça ısırılıp ağız tatlandırılır ve kahveden küçük bir yudum alınır. Bu şekilde kahvenin telvesine kadar minik adımlarla içilir. 

8.En önemli konu: Fal

Türk kahvesinin olmazsa olmazlarından falsız bir ritüel olmaz. Yani o fal bakılmasa bile o fincan kapatılır, üzerine yüzük konur ve soğuyana kadar muhabbet devam eder. O falda yok yoktur. Üzenine konuşulur, konuşulur ve konuşulur…

Türk kahvesi; asırlardır varlığını koruyan, sabahları iş yerlerinde başta olmak üzere bize canlılık veren, sohbetlerimizin enerjisine neşe katan kültürümüzün bir parçası olan kahvenin en güzel halidir.